Yükleniyor...

Belgeseli izleyin

Nysa Antik Kentinin coğrafyası ve tanıtımlarının yer aldığı kısa belgeseli çeşitli platformlarda izleyebilirsiniz.

NYSA BEKLİYOR Kazı Tarihçesi ve Yapılar

Gökyüzünün altındaki en güzel toprakları besleyen Maiandros (Meandros) Nehrinin, Aiges’e (Eyges) doğru yolculuğunda yüzlerce yıldır süregelen yolculuğunda kâh süzülerek, kâh hüzünlü, kâh büyük bir coşkuyla akmaktadır. Bu yolculuğunda, bugün adı konulmamış bir mirasın özlem dolu hüznüyle bir başka selamlıyarak geçer Nysa'yı.


Bu gizemli miras; günümüze varlığı ulaşamayan ama bugünlere kadar ardında büyük izler bırakan, yüzyıllar öncesinden dağların arasından, Nysa üzerinden geçerek, meandros nehrine kavuşma hasreti ve geçmişin anılarıyla, süzülerek akan bir çay...

Bu gizemli çay Meandros'la buluşma yolculuğunda; dağlardan yol açmış, derin vadide iz bırakmış, tarihin en güzel kentlerinden biri olan Nysa’nın tam kalbinden süzülerek geçip ikiye ayırmış ve tarih kaynaklarına Nysa’yı “Çifte Kent” olarak yazdırmıştır…
İşte bu; ismi Meandros’ta saklı gizemli su gibi, yine tarihin derinliklerinde kaybolmuş ama ismi asla unutulmamış bir kent olan Nysa geçmiş Medeniyetiyle bu gün bile Dünya'ya ışık tutuyor. Medeniyetler tarihinin baş yapıtlarından biri olarak yorgun ama güçlü yapısıyla Nysa yüzyıllar boyu gün yüzüne çıkmayı beklerken ayrılmaz parçası olan Meandros’u izliyor… Milattan Önce 3. yüzyılda ilk taş, taş üstüne konurken, yeşiliyle, berrak derelerinin buluştuğu, eşsiz coğrafyasıyla, o zamanlar, gelecek yüzlerce nesile kucak açan bir medeniyet şehrinin kurulduğunu kim bilebilirdi…
Dört tarafında sütunlu portikolar bulunan Geniş Pazar yeri; “Agora”'sıyla, geniş palaestrasıyla Anadolu’nun en geniş örneklerinden biri olan; atletizm ve eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kullanılan “Gymnasium”'uyla, kentte bir çok kültürel ve politik toplantıya ev sahipliği yapan ‘Yaşlılar Meclisi’ “Gerontikon”’uyla, topografyaya uygun olarak inşa edilmiş olmasıyla Roma Dönemi mimarisinin üstün özelliklerini yansıtan “Stadion”’uyla, Cadde ve Sokaklarıyla , Köprüleriyle, Forum alanıyla, Çarşı bazilikası ve Anıtsal girişiyle tarihin bir dönemine damga vuran kentin bekleyişi sona erdi.
NYSA tarihte anıldığı tanımıyla “Çifte Kent” gün ışığına kavuşmaya başladı. Her bir hücresinde geçmişin izlerini taşıyan, kucağındaki bilgi hazinesini gelecek misafirlerine sunmak için bekliyor;

Nysa Bekliyor…

Yol Tarifi

Nysa yerleşkesini haritada görüntüleyebilir ve bulunduğunuz noktadan rotayı takip ederek Nysa Antik Kentine ulaşabilirsiniz.

Yol tarifi için tıklayın



ARAŞTIRMA VE KAZI TARİHÇESİ

Nysa XX. Yüzyılın başlarında bir çok araştırmacının ilgisini çekmiş bir antik kenttir. Alman Walther von Diest 1907 ve 1909 yılları arasında, arkeolog ve haritacılardan oluşan bir ekiple Nysa’da kazı ve araştırma çalışmalarını sürdürmüş, ardından 1921 yılında Yunanlılar tarafından çalışmalar gerçekleştirilmiştir. İzmir Arkeoloji Müzesi, 1960’larda Gerontikon ve Tiyatroda kazı çalışmaları yürütmüş, Aydın Arkeoloji Müzesi de 1980’li yıllarda Tiyatro’nun sahne binasında kısa süreli çalışmalar gerçekleştirilmiştir.

1990 – 2010 yılları arasında, Nysa’daki araştırma, kazı ve restorasyon çalışmaları Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat İdil’in başkanlığını, Prof. Dr. Musa Kadıoğlu’nun başkan yardımcılığını yürüttüğüekip tarafından gerçekleştirilmiştir.2012 yılından itibaren ise çalışmalar Aydın Arkeoloji Müzesi başkanlığında , Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner ’in bilimsel danışmanlığında gerçekleştirilmektedir.

Nysa antik kenti kazı ve restorasyon çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve maddi kaynaklarıyla 2014 yılında da devam edilmektedir. 1998 yılından bu yana Nysa kazılarına destek veren Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, 2014 yılı çalışmalarına da maddi ve aynı katkısını sürdürmekte olup, Nysa Antik kentinde yürütülen bilimsel çalışmaların en önemli destekleyicilerindendir. Vadi üzerinde etkileyici bir topografyaya kurulmuş olan Nysa antik kentinin barındırdığı arkeolojik potansiyeli ve açığa çıkarılan görkemli yapılarıyla, ülkemiz arkeolojisine ve turizmine en iyi şekilde hizmet edebilmesi için gerekli bilimsel yayın ve tanıtım çalışmalarına ulusal ve uluslar arası alanda devam edilmektedir.


NYSA’DAKİ YAPILAR

Antik kentte gerçekleştirilen kazı ve araştırma çalışmaları sonucunda, kalıntıları açığa çıkarılan yapıların Roma ve Geç Roma Dönemi’ne ait oldukları saptanmıştır. Kentin kuruluş dönemine ait Hellenistik Dönem yapıları, kentte ağırlıklı olarak görülen Roma ve Geç Roma Dönemi mimarisinin altında kalmıştır. Strabon’un sözünü ettiği yapılardan batı yakadaki Gymnasium, Tiyatro ve Station ile doğu yakadaki Agora ve Gerontikon, Hellenistik Dönem orijinli yapılar olmalıdır.

Menderes Nysa’sı olarak da adlandırılan kent, özellikle Roma Döneminde eğitim ve kültür açısından oldukça ilerlemiştir. Kentte eğitim amaçlı kullanılan yapılardan biri genç erkeklerin eğitildiği Gymnasium, diğeri ise Efes Celcius Kütüphanesi’nden sonra, Anadolu’nun en iyi korunmuş örneklerinden biri olan Kütüphane’dir. Bu Yapıların yanı sıra Tiyatro ve Station da, Nysa kentinin gelişmiş kültürünün göstergesi olan yapılardır. Kentin politik, sosyal ve ticari yaşantısına ait bilgiler ise Gerontikon / Yaşlılar Meclisi ve Agora aracılığıyla edinilmektedir.

Topografyaya uyumlu bir şekilde inşa edilmiş yapıların çoğu Roma Dönemi’nin Mimari ve mühendislik özelliklerini oldukça çarpıcı bir şekilde yansımaktadır. Vadi üzerine inşa edilmiş olan Stadion ile 3 adet köprü ve kenti ikiye ayıran derenin içinden geçtiği Tünel, Roma Dönemi mimarisinin görülmesi gereken örneklerindendir.
Kentin 3 km batısında, iki katlı tonozlu yapılarından oluşan mezarlık alanı ( Nekropol) ve daha da batıda yer alan bir kutsal alan (Akharaka / Pluton ve Kore Tapınağı) bulunmaktadır.


TİYATRO

Oldukça iyi korunmuş yapılardan biri olan Tiyatro, Yaklaşık 73x99 m’lik bir alanı kaplamaktadır. Geç Hellenistik Dönem’de (MÖ 1. Yy’ın 2. Yarısı) inşa edilmiş olduğu düşünülen ve yarım daire formunu 12 derece aşan bir cavea ya (oturma alanı) sahiptir. Yapıya ait sahne binası ve scaenae frons (sahne binası önündeki çok katlı sütunlu mimari), cavea’dan bağımsız olarak MS 120 – 140 yılları arasında olasılıkla iki katlı olarak inşa edilmiştir.

MS. 178 depremiyle yıkılan Hadrian Dönemi sahne binası MS. 180 – 200 yıllarında yeniden üç katlı olarak inşa edilmiştir. Nysa Tiyatrosu, diğer Anadolu antik tiyatroları gibi Anadolu Roma tiyatroları karakteristik özelliği taşımaktadır.Sahne binası önündeki çok katlı cephe mimarisini (scaenae frons) taşıyan yüksek podyumlar, Perge (Aksu), Side ve Hierapolis (Pamukkale) tiyatrolarında olduğu gibi kabartmalarla süslüdür. Pluton ile Kore’nin evliliği ile (teogamia) şarap tanrısı Dionysos’un hayatını anlatan podyum frizleri,scaenae frons kazıları sırasında in situ (kendi yerinde) olarak ortaya çıkarılmıştır.

Mitolojien birçok önemli karakterin yer aldığı podyum frizleri, aynı zamanda kentin içinde yer aldığı coğrafyadan da alıntılar aktarmaktadır. Menderes Nehri ve Messogis Dağları bunlara örnek teşkil etmektedir. (1. Podyum). Çeşitli nedenlerle (deprem veya insan kaynaklı) zarar görmüş olmalarına rağmen, kırılmış parçalar ve figürler onarılmıştır. Scaenae frons’a ait diğer plastik eserler ise, 1982 yılından itibaren gerçekleştirilen kazı ve araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır. 3 adet Efes Hera’sı tipinde giyimli kadın heykeli, esin perilerinden olan Melpomene ve diğer heykeltraşlık eserleri Aydın Müzesi’ndeki Nysa antik kentine ayrılmış salonda sergilenmektedir.


AGORA

Agora, doğu batı yönünde 113.5 m, kuzey – güney yönünde ise 130 m’lik bir alanı kaplayan geniş bir pazar yeridir. Dört tarafında sütunlu portikolar bulunan iç ölçüleri 88.5x102 m olan yapı, özellikle Doğu Stoa’sının sahip olduğu mimari özellikler nedeniyle, Geç Hellenistik Dönem’e tarihlendirilmiştir. Agora’yı kuzey ve doğuda çift sıra sütunlu ion düzeninde, güney ve batıda tek sıra sütunlu dor düzenindeki stoalar çevrelemektedir. Ayrıca kuzey stoanın gerisinde üst örtüsü tonozlu bir dükkan sırası bulunmaktadır.

1990 yılından itibaren doğu ve kuzey stoalar’da yoğunlaştırılan araştırma ve kazı çalışmaları sayesinde, Geç Hellenistik Dönem’de ( MÖ. 50) inşa edilmiş olan yapının bulunduğu alanın, farklı işlevlerle Bizans Dönemi’ne kadar kullanılmış olduğu saptanmıştır. Mekanlarda ele geçen heykel ve seramik parçaları, yapının kullanım evrelerine ve işlevine ilişkin bilgiler vermiştir. Agora’nın batı stoasına teğet kuzey – güney yönünde uzanan bir ana cadde (Plateia), yapıyı batısındaki Meclis Binası / Gerontikon’dan ayıramaktadır. Ayrıca batı stoanın merkezinde, Agora’ya giriş sağlayan bir kapı olduğu saptanmıştır.


GERONTIKON

Gerontikon (Yaşlılar Meclisi) kentin doğusunda, Agora’nın kuzeybatısında yer almaktadır. Agoradan kuzey güney aksındaki ana caddeyle (platea) ayrılmaktadır. 27.84 x 23.55 m ölçülerindeki yapı kompleksi , propylon (anıtsal kapı) , ön avlu, iki katlı scaenae frons ( sahne binası) ile birlikte cavea (oturma sıraları) dan oluşmaktadır. Yaklaşık 700 oturma kapasitesine sahip yapıya, ana cadde üzerindeki propylon’dan geçilerek girilmektedir. MS. 2. Yüzyılın ortasında Nysa’lı zengin Sextus lulius Antoninus Pythodoros tarafından, annesinin vasiyeti üzerine yapı, iki katlı scaenae frons’u, ön avlusu propylon’u ile birlikte yeniden inşa ettirilmiştir. Strabon’un kentin doğu yakasındaki yapılar arasında saydığı Gerontikon’dan (Yaşlılar Meclisi) günümüze hiçbir arkeolojik kalıntı ulaşmamış olsa da, MS 2. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapı olasılıkla Gerontikon’un bulunduğu alanda inşa edilmiş olmalıdır. Üstü kapalı olan bu yapı, kentteki birçok kültürel ve politik toplantılara hizmet etmiş olmalıdır.


GYMNASİUM

MS 2. Yüzyılın ortasında inşa edilen Gymnasium, atletizm faaliyetlerinin yanı sıra eğitimin gerçekleştiği bir mekan olarak kullanılmıştır.Geniş bir palaestraya (170x82 m ölçüleri ile Anadolu’nun en geniş örnekleri arasındadır) sahip olan bu yapı, genç erkeklerin rahatlamak için de sık sık kullandıkları bir yapı olmuştur.Palaestranın (orta avlu) ortasında oldukça geniş bir sarnıç bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda, sarnıcın Gymsasium’un günümüzdeki kalıntılardan daha önceki bir tarihe ait olduğu anlaşılmaktadır.

Palaestranın etrafı, tiyatro masklarıyla dekore edilmiş kemerli sütun sıralarıyla çevrilidir. Günümüzde bu sütun sıralarına, yapının güneydoğusundaki kazılan kısımda rastlanmıştır. Yine kapının güneydoğu kısmında, yapıyı vadinin diğer tarafındaki kente bağlayan bir köprü kalıntısı bulunmaktadır. Yapının büyük bir kısmı toprak altındadır. Gymnasium’un güneyinde, yapının işlevsel devamlılığını sağlayan bir hamam kompleksi bulunmaktadır. Bu kısımda araştırma ve kazı çalışmaları daha başlamamıştır, fakat 80,5 x 47 m ölçülerinde olan bu yapının 7,5 m yüksekliğe sahip bir kemerinin bulunduğu ana kuzey duvarı, Gymnasium’un güneyinde izlenebilmektedir.

Gymnasum MS 6. Yüzyıla kadar faaliyetini sürdürürken, Batı Portiko’da konut ve tarım faaliyetleri görülmüştür. Bu tarihten sonra ise yapı terk edilmiştir. Yapıyı anlamaya yönelik yürütülen kazı ve araştırma çalışmaları 1990 – 1991 yılları ve 2008 – 2010 yılları arasında sürdürülmüştür.


KÜTÜPHANE

MS 130 yılı civarında inşa edilen bu yapı, kütüphane, toplantı salonu ve mahkeme salonu olarak kullanılmıştır. Dış ölçüleri 25x 14 m, iç ölçüleri 13.3 x 8.7 m olan yapının, ahşap koridorlar aracılığıyla ulaşılan 2 katı ve 16 kitap rafı bulunmaktadır. İç odanın kuzey kısmında, konuşmacıların ve hakimlerin kullandığı, yükseltilmiş bir platform üzerinde yer alan bir tribün olduğu saptanmıştır. Bu platform aynı zamanda, ikinci kata ulaşmak için kullanıldığı düşünülmektedir. Kütüphane’yi yaptıran kişinin lahti, yapının güneyinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılmıştır. Günümüzde Aydın Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

MS 4. Yüzyılın sonu veya 5. Yüzyılın başında onarım görmüş olan Kütüphane’nin 6. Yüzyılda kamusal kullanım amacı tamamen son bulmuştur.Bu dönemde yapının batısında işlikler ve mahalleler inşa edilmeye başlanmıştır. 900’lerde ise, iç oda bir şapele dönüştürülmüştür ve Kütüphane’nin güney kısmı da mezarlık olarak kullanılmaya başlanmıştır. Araştırmalarda, Kütüphane’nin kurucusuna ait lahdin yanı sıra, MS 9. / 10. Yüzyıla ait geç dönem mezarlığına ait 12 mezar ve 34 gömü saptanmıştır. Yapının son evresi olan 12. Ve 13. Yüzyılda ise uzun süre önce terk edilmiş olan salonun tonozu yıkılmıştır.


STADİON

Antik Çağ cağrafyacı ve tarihçisi Strabon’un da sözünü ettiği gibi bu yapı, günümüzdeki haliyle Roma Dönemi mimarisinin üstün özelliklerini yansıtmaktadır. Topografyaya uygun olarak inşa edilmiş olması nedeniyle, etkileyici bir alt yapıya sahiptir. Vadinin iki yakasında kısmen korunmuş yapının, kuzeybatı köşesindeki oturma sıraları ve altyapısı iyi bir şekilde izlenebilmektedir.


CADDE SOKAK SİSTEMİ VE KÖPRÜLER

Nysa Kentinin hippodamik – birbirine paralel ve dik kesen cadde sokak sistemini açığa çıkarmaya yönelik çalışmalar 2005 yılından itibaren devam etmektedir. Özellikle Kütüphane ve Meclis Binası ile bağlantılı caddeler ile kentin ana caddesi olan “Cadde 1” ortaya çıkarılmaya başlanmıştır. Bunun yanı sıra cadde-sokak sistemine entegre edilmiş 3 adet köprü, vadi üzerine kurulmuş bir kent olan Nysa’da, kent içi ulaşımının gereklilikleri sonucunda, kamusal yapıları birbirine bağlayan noktalarda inşa edilmişlerdir.


ÇARŞI BAZİLİKASI - FORUM ALANI ANITSAL GİRİŞ

Tiyatronun güneydoğusunda, Gerontikon ve Agora’ya doğru, günümüzde Kavaklı köyüne çıkan modern yolun üzerinden geçtiği Çarşı Bazilikası ilk kez 1994 yılında yol genişletme çalışması sırasında ortaya çıkan figürlü başlık ile saptanmıştır. 2012 – 2013 yılında yapıda yürütülen kazı ve araştırma çalışmalarıyla yapının işlevi, mimarisi üzerine önemli sonuçlar elde edilmiştir. Kuzey bölümü açığa çıkarılan Çarşı Bazilikasının üç kemerle güneyinden ayrılan dörtgen formlu 20x15 m boyutlarındaki bu bölümünün, mahkemenin kurulduğu yer olan “tribunal” kısmı olduğunu düşünülmektedir. Bazilikanın 70 m güneyinde, üç adet kapıya sahip anıtsal giriş 2013 yılı kazı çalışmalarıyla açığa çıkarılmıştır.

Kentin merkezi bir konumunda bulunan söz konusu alanda gerçekleştirdiğimiz jeoradar çalışmalarının sonuçlarına göre, doğu kenarında bir çarşı bazilikasının bulunduğu teras üzerinde olasılıkla bir Forum yer alıyor olmalıdır. Çarşı Bazilikası, Forum ve Anıtsal Giriş’teki kazı ve araştırma çalışmalarına 2014 yılında halen devam edilmektedir.


NAZİLLİ TİCARET ODASI KÜLTÜR YAYINLARI

© 2015

Nysa Kazıları Bilimsel Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner ve Ekibine Teşekkürler.

Yönetmen: Ahmet Barış Türkkaynağı
Yardımcı Yönetmen: Gamze Türkkaynağı
Grafik Dizayn: Ruhi Coşgun
Asistan: Lütfi Özkal
Ses Stüdyosu: Radyo 9
Seslendirme: Erdal Akgenç